Hurişan ile Ferhat’ın aşk hikayelerini özel sebeplerden kaldırmak zorunda kaldım. Fakat beni nasıl buldukları ve Aydın’dan Sinop’a kadar gelme hikayesi aşağıdaki gibidir.
‘Sizi bulmam da nişanımızdan sonra ki yaz oldu aslında. Facebook sayfamda bir arkadaşımın sayfanızı beğendiğini görmemle başladı. Fotoğraflarınızı gördüm, internet sitenizi gezdim. İlk başta biraz çekimser yaklaştım aslında nasıl olur sizinle bir araya gelmemiz nasıl mümkün olur bilemedim ama bir süre herkese sizin fotoğraflarınızı gösterdim, fotoğraf konusu açıldı mı hemen sayfanızı açıyor fotoğraflarınızı gösteriyordum; İşte istediğim bu, işte ben böyle bir şey istiyorum diye 🙂 aradan aylar geçti ve arkadaşlarımın da cesaretlendirmesiyle size ilk mailimi attım. Ege ye gelemeyeceğinizi söylemeniz biraz hayal kırıklığı yarattı tabii sonra başka fotoğrafçıların resimlerine bakmaya başladım ama olmadı bir türlü içime sinmedi. Fotoğraflar ya klişe ya zorlama pozlarla doluydu. Hani siz diyorsunuz ya iş olsun diye değil aşk olsun diye fotoğraf çekilir diye 🙂 işte baktığım o tüm fotoğraflarda iş olsun diye çekilmişlik vardı, böyle bir yapaylık. Arka plan ya da renkler insanın gözüne sokuluyor tabiri caizse, gelin ve damat değil sanki fotoğrafın odağı. Yapılan manipülasyonlar abartılı ; hatta bazıları korku filmi sahnelerini andırıyordu bana 🙂 Sizin fotoğraflarınızda beni çeken ise en başta çiftlerin arasındaki o romantizmin dışa vurumuydu. Fotoğraflarınız sadeliğin romantizmin ve doğallığın bir karışımıydı benim için ve mekan seçimleri çok etkileyici. Renkler çok soft, dengeli ; her şey bir bütünlük içinde.. O ağaçlı yollar, ormanlar.. kurumuş otların arasında bile harikalar yaratmanız..
Sanki o an dünyada sadece o iki kişi var.. sonrasında dedik ki o bize gelmiyorsa biz ona gidelim 🙂
Ve geldiler, çekimi tamamladık işte fotoğraflarından bir demet. 🙂 (2014)

















Hikaye süpermiş, sen de öyle İncimincim 🙂