Nerden bilirdim bu aşk beni de sarsın sarmalasın dost olsun…

özge

İstanbul’dan çekim için çağırdıklarında nereden bilebilirdim ki tanıdığım en iyi, en merhametli, en mütevazi,en fedakar ve en imanlı insanlardan olacaklarını.İşte mesleğimin bana kazandırdığı en değerli varlık ‘dost’ Çekim günü normal şartlarda gelin kaprisi denilen tadına doyum olmayan işkenceye maruz kalırım.Ancak o gün Özge bırakın kaprisi kendi günü olduğunu bırakıp hep benimle ve çevresindekilerle ilgilendi.Kendimi o gün çok özel hissettim, çok tuhaf. Sabah çekim için Kadıköy’den Beşiktaş’a vapura binecektim ki kaçırdım. Mustafa’yı aradım gecikeceğim vapuru kaçırdım diye.Mustafa sen bekle ben geliyorum almaya dedi ve geldi.Kendilerine fotoğraf hizmeti için tuttukları birine (üstelik düğün günü onca koşturmaca içinde ) bu kibarlığı göstermesi beni benden aldı. Zira gerçekten herkes böyle değil. Herkes kibar,anlayışlı ve misafirperver asla değil. Gün boyu o kadar eğlendim ki ve huzurlu insanların arasında iş olmaktan çıkıyor fotoğraf çekmek. 

Tam bir sene sonra Mustafa sabahın köründe beni aradı.İnci ‘ilk evlilik yıldönümünde özge’ye çok sevdiği birşey hediye etmek istiyorum müsadenle’ dedi. Bunun için benden müsade almasına anlam verememiştim meğer Beni hediye etmek istiyormuş.’Özge seni cok seviyor ve özlüyor,ona süpriz yapıp Sinop’a yanına getirmek istiyorum’demesin mi 🙂 ne tesadüf ki bu telefon konuşmasını yaparken içeride mutfakta aynı sene çektiğim ve kardeş aile olduğumuz bir başka İstanbul’dan gelen çiftim bize süpriz kahvaltı hazırlıyormuş. Mustafa’nın teklifini seve seve kabul ettim. Ve geldiler.Yıldönümü şerefine kısa bir çekim daha yaptık,gezdik yedik içtik ve dostluğumuzu perçinledik.Onların bendeki yeri ve kıymeti sözcüklerle anlatılamaz.Tek derdim hasret olmamız. Özge’den hikayelerini yazmalarını istedim….

Her hikayenin bir mucizesi vardır aslında.. Yaşadıkça farkına varılan, farkına varıldıkça anlam kazanan… Beşiktaş’taki bir dershanede buluşturmuştu hayat bizi en başta. Bizim için yazılmış kaderi fark edemeden dershane zamanları hızlıca akıp geçmiş ve hayat bizleri farklı serüvenlere sürüklemişti… Birbirimizden habersiz hayatın bize getirdikleriyle mücadele ederken aradan uzun seneler geçmişti bile… Bizi yıllar önce buluşturan ve yıllarca ayrı zamanlar yaşatan kader, yine Beşiktaş’ta sıradan bir rastlantıyla sonsuz bir mutluluğun ortasına bırakıvermişti bizi… Güzel bir yemek, tatlı bir sohbet, anılar ve hayatlar derken ikimizde nasıl güzel günleri acımasızca geride bıraktığımızı ve daha kaybedecek zamanımızın olmadığını ilk buluşmamızda iliklerimize kadar hissetmiştik. İşte o günden sonra aşk ve sevgi dolu bir birlikteliğe yelken açtık… Yaşadıklarımızı hiçbir zaman tesadüf olarak görmedik. Bunca zaman sonra bizi ansızın biraya getiren gücün bir anlamı vardı kesinlikle.. Buna inandık hep.. İşte bu yüzden hayatta birbirimize sunulan en güzel hediyeydik biz.. Hızla ve dolu dizgin ilerleyen ilişkimiz, harika ve emek dolu bir evlenme teklifiyle taçlanmış ve mutluluktan göz yaşlarına boğulmuş bir ‘Evetttt’ ile evlilik yolunda ilk adımımızı atmıştık. Sonrasında ise hızlı bir şekilde kendimizi düğün hazırlıklarının içinde bulmuştuk. Gelinlik, damatlık ve diğer tüm gerekli olan şeyler bir şekilde bulunabilirdi ama en önemli isteğimiz en özel günümüzde tüm hislerimizin fotoğraflarımıza da yansımasıydı. Öyle biri olmalıydı ki, çekilen her kare bizi anlatmalıydı ve her fotoğrafa baktığımızda o anlar tekrar yaşanabilmeliydi. Bu nedenle fotoğrafçı arayışımız aylar öncesinden başlamıştı bile. Eline her makina alanın kendini fotoğrafçı sandığı bu günlerde, işini hakkıyla yapabilen, bir saniyelik bir ana sonsuz hisler sığdırabilecek birini bulmak epey zorladı bizi aslında. Artık kafamızın fazlasıyla bulandığı bir anda İnci’mizin sitesinde bulduk kendimizi. Yakın arkadaşı Oktay’ın sayfasında, tavsiye edilen fotoğrafçılar arasındaydı. Sitesini incelediğimizde bu özel günümüzde yanımızda olması gereken kişinin kesinlikle ‘İnci’ olması gerektiğine karar verdik. Apar topar mailleşme sürecinden sonra 27 Mayıs günü bize eşlik etmesi için sözleştik. Nikahımızdan bir gün önce Kadıköy’de buluştuk. İncimiz, tıpkı bizim gibi biriydi samimi, sıcak kanlı ve hiperaktif Ertesi gün fotoğraf çekimlerimiz hayatın bizi ilk buluşturduğu yerde, yani Beşiktaş’ta başladı ve muhteşem bir oyuna dönüştü; renkli converselerimizi giydik, çimlere uzandık, çocuklar gibi koştuk, tarifsiz eğlenceli zamanlar geçirdik ve asla poz vermedik, doğal olduk Şimdi ise o günlerden elimizde tek kalan işte bu güzel kareler oldu. Baktıkça keyifle ve tebessümle hatırlanan..

Yaşadığımız bu özel ve tarifsiz gün için sonsuza kadar hayatımızın bir parçası olacak İncimiz’e tekrar teşekkürler..

Güncelleme;Özge’nin özel durumundan dolayı fotoğrafları kaldırmak durumunda kaldım.

 
 

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.