Tüm çiftlerin korktuğu bir durumdur ‘çekim günü veya düğün günü havanın yağmurlu olması’…
Halbuki çekim için en güzel zamanlardan biri yağmurlu hava veya hemen sonrasıdır. Işık mükemmeldir, yağmur tanecikleri harika bokehler oluşturur, yerlerdeki ıslaklık, yansıma fotoğrafları sağlar. Güneş varken gözünüzü kısmak zorunda kalır veya bunalırsınız ama yağmur varken bunlar olmaz. Hem bir huzur vardır yağmurda, berekettir de. Toprak ta mis gibi kokar. Bulutlar şahanedir. Hele bir de şimşek varsa off. Üstüne gökkuşağı da çıkarsa tadından yenmeyen fotoğraflar. ! Ben ciddiyim .Bu söylediklerimi haklı çıkaran yüzlerce fotoğraf çektim. Aşağıda göreceğiniz fotoğraflar ya yağmur yağarken, ya yağdıktan hemen sonra ya da yağmadan önce çekildi.
Bu sene benim gibi cesareti olan gelinlerim oldu, bana güvendiler, yağmurlu iken çıktık ve ne ben mahçup oldum ne de onların günü mahvoldu. Korkmayın ,eğer fotoğrafçınıza da güveniyorsanız, ışığı iyi bilen, size cesaret veren ve daha önceden pek çok örnek çıkarmış bir fotoğrafçı ise onunla yağmurlu havada düğün fotoğrafı çektirmekten korkmayın. Korkmanız gereken cok iyi hava şartlarında bile çekemeyen ,kompozisyon, ışık bilgisinden yoksun, ekipmanını tanımayan , dandik ekipman kullanan, yedek makinesiz çalışan, çiftlerini moda sokamayan, güven veremeyen ‘fotoğrafçı’lardır. Malesef söylemek zorundayım ama erkek fotoğrafçılar düğünden önce yağmurlu havada çekim yapmaya cesaret edemezler çünkü gelinlik yıkamayı bilmezler :)) İşini bilmeyen fotoğrafçı ile çekime çıkarsanız ıslanıp çamurlandığınızla kalır fotoğraflarınız sizi gülümsetmek yerine sinirlendirir.
Bırakın aşkınızın fotoğrafları yağmur koksun 🙂
Haziranın 4 ü yıl 2013.. Tuz gölüne gittiğimizde fırtına çıktı çok tuhaf bir hava idi. Açık alan olduğu için uzaktan yağmurun yaklaştığını gördük bulutlar simsiyahtı. Ancak Tuba & Mert çiftim hiç korkmadı ve en rahat pozlarını verdiler. Hava dakikada bir değişiyordu yağmur bizi sıyırdı geçti gitti ve güneş açmaya başladı. Aynı anda da gökkuşağı çıktı.






Bir sene öncesinden tarih belirlenir. Kalkıp Sinop’tan Bursa’ya gidersin bir bakmışsın şakır şakır yağmur yağıyor. Klasik bir araba kiralanmış, tüm hazırlıklar yapılmış. Ne yani yağmurun dinmesini mi bekleyeceğiz. Deli miyiz? 🙂 Elbette yağmur avantaja çevirilir, harika tonlara, yerdeki ıslaklık ile yansımalara sahip olunur. Ve elbette yağdıktan sonra güneş açıverir.








Biraz yağmur çiselemesinin ne zararı var ? Doğal bir efekt olarak düşünmek lazım 🙂 








Nevra ile Elshad’ın hikayesi ise bambaşka..! Sabahtan başlayan şiddetli bir yağışla güne merhaba dedik. Nevra’nın morali bozulsa da ben ona daha önce yağmurda çektiğim fotoğrafları gösterince morali düzeldi. Önceden kiraladığımız mekana gittiğimizde yerlerin hep ıslak ve çamur olduğunu farkedince bir an için bende panikledim ama yapacak birşey yok o fotoğraflar çekilecek! Evet ilk dakikadan itibaren gelinlik çamura bulanmıştı bile. Sanki hiç bişey olmamış gibi davranıp 1 saat kadar çekim yaptık ve 1 saat içinde gelecek olan erkek tarafı için gelinlik yıkama operasyonuna başlamak üzere döndük. Kapıdan girerken Nevra’nın annesinin yüz ifadesini herhalde hiç unutamam 🙂 Hemen paçaları sıvadık ve gelinlik yıkamaya giriştik. Normal şartlarda gelinlik kumaşları ya saten yada tüldür ama bu gelinliğin kumaşı baya kalınca ve su çeken cinsten olduğu için yıkama işlemi uzun sürdü. Komşulardan kurutma makineleri toplandı ve 15dk için gelinlik yeni alınmış gibi gıcır gıcır oldu. Anlayacağınız çok ta korkulacak bir şey değildir gelinliğin kirlenmesi eğer uğruna harika fotoğraflar kazanılacaksa değer bence. 🙂 Sadece evde deneyin yani yıkama işlemini birde işi bilen birine yıkatın yoksa çeker meker Allah korusun 🙂 Gelinliğin çamurlu ve photoshop sonrası temizlenmiş halini görüyorsunuz…









Yağmurdan sonra çıkan gökkuşağını bekleyemeyecek miyiz yoksa ıslandık diye kaçacak mıyız?
Fırtınalı, yağmurlu bir hava da olsa eğlenmeyecek miyiz? Boş verin yağsın hem zıplamak,dans etmek sağlığa ve aşka iyi gelir 🙂 

Hava güneşli iken gözünüzün kamaşmasına ne diyeceğiz?







Sinop’tan Trabzon’a kadar gitmişim ne yani yağmur yağıyor diye bu keyfi kaçıracak mıydık? Hem renkli , şahane şemsiyelerimiz de vardı.






















Yağmurdan sonra gelen şu muhteşem ışığı başka türlü yakalayabilir miyiz?





Hep korkulan, strese girilen, yağmur yağarsa çekim yapamayız durumuna açıklık getirdiğimi ve aksini örneklendirdiğimi düşünüyorum. Kendinizi boşuna üzmeyin, akışına bırakın.
inci işler gülenç….









